Açelya Şahin Fırat
M.A. Uzman Klinik Psikolog

Sevgi kavramını çocuk hangi dönemden itibaren öğrenir?
Sevginin temeli güven duygusudur. Kişilerarasında sevgi olabilmesi güven duygusunun varlığına ve kişinin yaptıklarının koşulsuz kabulleniş ile karşılanacağına inanmasına bağlıdır. Tüm bunlar göz önüne alındığında, aslında bir çocuk için sevgi kavramının oluşumu, doğumdan itibaren tohumları atılan devamlı bir süreçtir. Anne ile yenidoğan arasında oluşacak “bağlanma” tarzı, çocuğun ilerki yaşamında ne tür ilişkiler kuracağına dair ipuçları içerir. Özellikle ilk bir yıl içinde beslenme, uyku, temizlik gibi temel ihtiyaçları zamanında ve koşulsuz karşılanan, bunun yanında bedensel temasın yeterli olduğu koşullarda yetişen çocuk “güvenli bağlanma” geliştirir. Bu tür bağlanma geliştiren çocuğun gelecek yaşamında güven duyma ile ilgili problemler yaşamayacağı ya da yaşama olasılığı daha az olacağı için sevgiyi hissettmesi ve hissettirmesi daha kolay olacaktır. Bunun aksine, fiziksel ve duygusal ihtiyaçları zamanında ve yeteri kadar karşılanmayan, dolayısıyla “güvensiz bağlanma” geliştiren çocuk, anneye ya da bakımını üstlenen kişiye karşı güvensizlik yaşar. Bu durum çocuğun yaşamında birtakım kişilerarası sorunlara zemin hazırlar.
Ona bunu anlatmanın yolları nelerdir?
Çocuğa sevgiyi anlatmak, ona sevildiğini hissettirmekle başlar. Elbette her anne-baba çocuğunu sever. Ama bunun çocuk tarafından hissediliyor olması gerekir. Doğum ile başlayan bu süreçte önemli noktalardan birisi, çocuğun isteyerek dünyaya getirildiğine inanmasıdır. Bu onun kendini değerli ve sevilmeye layık görmesine yardımcı olur. Diğer bir nokta, ona zaman ayırmaktır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın süresinden çok kalitesi önemlidir. Bütün gün onun yanında olabilirsiniz ama bir paylaşım içinde değilseniz, sorularını veya sözlediklerini kulak ardı ediyorsanız, önemsenmediğini düşünebilir. Ayrıca, sevgiyi yaşamanın ve yaşatmanın yolu koşulsuz kabullenişten geçer. Çocuğunuzun koşulsuz sevildiğine inanması yine sevgiyi öğrenmesinde önemli bir noktadır. Çocuklar, koşulsuz sevme ve güvenme içgüdüsü ile dünyaya gelirler. Onlara sevginin koşullu olabileceğini bizler öğretiriz. “Bak yemeğini yemezsen annen olmam” deriz, “Bir daha ödevini yapmazsan öğretmenin seni sevmez” deriz. Halbuki, ne yemek yemediğinde anne anneliğinden vazgeçebilir, ne de öğretmen öğrencisine olan sevgisini yapılan ödevlere endeksler. Ama çocukların bilişsel yetileri henüz bu muhakemeyi yapmaya yeterli olmadığından, ancak bazı koşulları yerine getirirlerse sevileceklerine inanabilirler. Çocuk, koşulları yerine getiremediğinde kendini sevilmeye değer görmez. Bu nedenle aileler, bu tarz konuşmalar içine girmekten kaçınmalıdır.
Ebeveynler nasıl bir tutum sergilerse çocuk sevgiyi doğru öğrenir ve karşısındakine gösterebilir?
Çocuklar, sosyalleşmeye başlamaları ile birlikte yetişkinleri, özellikle anne-babalarını, taklit etmeye başlar, onları rol model alırlar. Bu nedenle, çevrelerindeki yetişkinlerin sevgiyi nasıl yaşadıkları, birbirlerine sevgilerini nasıl gösterdiklerine dikkat ederler. Çevredeki yetişkinlerin davranışları, düşünceleri, inançları bu süreçte etkilidir. Örneğin, kişiler hem birbirlerini sevdiklerini söyler hem de birinin yokluğunda diğeri onun hakkında olumsuz yorumlarda bulunursa, çocuğun birbirini seven iki kişi tanımı bu olur. Dolayısıyla, ebeveynlerin çocuğa karşı olan davranışlarında dikkatli olmaları gerektiği kadar, birbirlerine karşı davranışlarında da özenli olmaları gerekmektedir.
Anne-babalara tavsiyeler…
Eşinizle ayrılmış ya da evli olun, çocuğunuzun özel ve önemli günlerinde yanında olmaya özen gösterin. Mezuniyet törenleri, yıl sonu gösterileri, veli toplantıları, karne günlerinde onunla birlikte olmanız kendini değerli bulmasını ve sevildiğini hissetmesini sağlar.
Çocuğunuza özel zamanlar ayırın. Aile bireylerinin hep birlikte olduğu ev içi ya da ev dışı aktiviteler planlayın. Kendilerine özel zaman ayrılmadığına inanan çocuklar kabul görülmediklerini düşünürler. Yerleşik kızgınlık ve değersizlik duyguları geliştirebilirler. Sizin dikkatinizi kendi üzerinlerine çekmek için olumsuz davranışlar sergilemeye başlayabilirler.
Sitemizin düzgün çalışması için zorunlu çerezler kullanıyoruz. İzin verirseniz, sitemizi nasıl kullandığınızı anlamak için istatistik çerezleri (Google Analytics) de kullanırız. Çerez Politikası